Elvin Azar'In 3000 YILIN SIRLARI adlı kitabının "AMAZONLAR" adlı bölümünden alınmıştır.
Telif hakları saklıdır, izinsiz kullanılamaz
Bu yazının hazırlanmasında kullanılan kaynaklar:
GİRİŞ
Yine ilkçağlardayız... Yiğitliğin can almak ile eş tutulduğu; babaerkil
Yunan tanrılarının aşık oldukları ölümlü kızların ırzına geçtiği;
kahraman erkekler ülkeler fethederken karılarının evde gergef
işledikleri çağlarda... O çağlarda ki Atinalı kadınlar fikri
sorulmaksızın evlendirilir, kocası boşadım deyince dul kalır, yanında
yaşlı bir köle olmadan sokağa çıkamaz, eşinin arkadaşları ile sofraya
oturamaz, oy kullanamaz, eğitim göremezdi. Anadolu'daki kadınları ise (ki, batılı dostlarımız kabul etmese bile, giderek Grek ırkından değil, Anadolu'ya özgü bir ırktan oldukları ortaya çıkmaktadır)
erkekler ile aynı mekanı paylaşıp felsefe tartışmalarına katılırlar,
spor karşılaşmalarında boy gösterirler, günümüze dek gelmiş eserler
verirlerdi. Örnek mi? Lidyalı kadınlar! Herodot onların sadece istedikleri sürece erkeklerinin yanında olduklarını ve de daha başka neler(!) anlatmakta haklarında... Zaten kadın özgürlüğünün ilk neferlerinden olan
Miletos'lu (Milet) Aspasia. Lesbos'lu (Midilli) kadın şair Sappho.
dünyanın ilk kadın amirali Halikarnassos'lu (Bodrum) Artemissia da Anadolu'luydu.
O devirlerde Anadolu matriarkaldi. Kral ölünce taht erkek çocuğa değil,
kraliçenin evlendiği erkeğe geçerdi. Öyle ilerlemişti ki uygarlık
buralarda. Ters açıların eşitliğini hesab eden Thales; "Ay ve güneş
tanrı değil kütledir" dediği için Atina'lı Perikles tarafından ölüme
mahkum edilen Demokritos; "Kimse aynı denizde iki kez yıkanamaz" sözünün
ve dialektiğin babası Heraklitos... Hep Anadolu'nun, ana Tanrıça
dininin hüküm sürdüğü uygarlıkların yarattığı adamlardı. Bu adamlar ki
patriarkal Yunan siteleri sağa sola kanlı akınlar düzenlerken, güneş
tutulmasını hesap etmişlerdi.
Üstün bilim adamlarını yaratan toprak, kadınlık bilinci ile, dişi
bilgeliği ile öylesine dolu idi ki, sonunda benzersiz bir kavim de
getirdi dünya yüzüne. Kadının kendine yetmesinin, hatta erkeğe
üstünlüğünün simgesi sayılan bir kavmi; tüm dünyanın kıytırık Hollywood
prodüksiyonları ile kendine mal etmeğe çalıştığı bir kavmi; analık ve
savaşçılığı birbirine karabilmiş bir kavmi, yani Amazonları doğurdu
Anadolu...
Kapayın gözlerinizi; dalın derinlere; ve şimdi çoktan unutulmuş çağlara
doğru akıtın bilincinizi: Bakın; dikkatle bakın şu dalgalarla boğuşarak
ilerleyen gemiye. Argo gemisi değil mi o? Mitolojik Altın Post'u
aramak için Karadeniz'e açılan eski Yunan'ın en "erkek" kahramanları ile
dolu Argo gemisi? Küpeşteye yaslanmış ufuklara bakan Truva katili
Akhilleus'un babası kral Peleus değil mi? Sancak tarafında kılıçlarını
parlatan iki erkek Zeus tarafından yıldız yapılarak ödüllendirilmiş
Kastor ve Polydeukes'un ta kendileri. Peki şu parlak(!) delikanlı
Hylas'a ayaklarını yıkatan Herkül'den başka kim olabilir? Evet bunlar
onlar; gördüğünüz gemi Yunanın en ünlü kahramanları ile dolu Argo.
Ama o ne? Neden birden sessizleştiler? Hepsinin gözlerine çöken bu
tedirginlik de neyin nesi? Nereye geldiler? Yoksa?.. Tamam; doğru tahmin
ettim. Amazon ülkesinden geçmekteler. Onlar da tüm diğer gemiler gibi
korku içinde soluklarını bile tutup sessizce süzülüp gitmeğe bakıyorlar.
Ve destanlara şerefle(!) yazdırıyorlar o günü: "Altın Post serüveni için
yola çıkan yiğitler ile dolu Argo gemisi, Amazonlar diyarından ses
çıkarmadan, uzaktan geçti" diye...
Amazonlar öyle çekici bir konudur ki, tüm batılı yazarlar onların
yaşadığı bölgeyi Anadolu'nun dışına çekmeğe, böylece ucundan da olsa
kavmi kendilerine mal etmeğe çalışırlar. Bu nedenle ülkelerinin Kafkas
etekleri, Trakya, güney İskitya veya Tuna ağzı olduğunu kanıtlamaya
uğraşıp dururlar. Oysa ünlü araştırmacı Azra Erhat "adlarına
Anadolu'nun hemen her yanında rastlanmasının bunları yalancı çıkarttığı"
konusunda okurunu uyarmaktadır.
Batılı araştırmacılar ne denli yıkılacak olsalar da, birçok ünlü
antikçağ yazarı onların Anadolu'da yaşadığı üzerinde fikir birliği
etmektedir. Strabon "Coğrafya" adlı başyapıtında, yaşadıkları Anadolu
toprağının bitki örtüsüne varana dek bilgi vermekte; Pindaros da
"Amazonların mızrakları ile uzaklara erişen bir Syria ordusunu
sevkettiğini" anlatırken bölgelerinin Themiskyra'da olduğunu açıkça
işaret etmektedir. Ama durun, hemen kaş kaldırmayın Türkçe olmayan
Themiskyra lafını duyunca; Themiskyra sadece bizim Terme'dir. Zaten
başkentleri olan Thermodon'un adını aldığı Thermodon nehri
de tanıdık bir nehirdir; bu nehir Terme çayından başka birşey değildir.
Kısaca özetlemek gerekirse Amazonların bir bölgesi de (bir bölgesi diyorum; çünkü başka bölgelerde de yerleşimleri vardı) Çarşamba ve Ünye arasında
kalan bölgedir. Yani basbayağı Samsunludur Amazonlar.
Bence Amazonları bu denli popüler kılan en önemli özellik onların
erkeklere olan yaklaşım. Yunanlı yazar Aiskhylos'a "Savaşçı Amazonlar,
erkek düşmanları" dedirtecek kadar karşı oldukları sanıldı masküleniteye.
Belki de savaş tanrısı Mars ile perilerin en uyumlusu Harmonia'nın
kızları olduklarından bu karakterde oldukları düşünüldü. Av ve savaş ile uğraşarak
yaşayıp, erkeğe gerek duymazlardı. Ama onların bile soylarını
sürdürebilmek için karşıt cinse ihtiyaçları olurdu. Yine de bu
"zaaf"ları yüzünden asla erkeklere boyun eğmediler, onları sosyal yaşamlarında sınırlı
konumların dışına çıkarmadan yaşayabildiler. Dilerseniz şu erkek konusunu
biraz daha derin anlatayım:
Amazonlarda önceleri erkekler kavim içinde yer alırdı. Fakat sadece köle
ve uşak olarak... Canları isteyince onları diledikleri(!) gibi
kullanırlar, ardından ellerine süpürgeyi tutuşturmaktan da geri
durmazlardı! Tabii ki bunların hepsi kadın özgürlüğünden haberi olmayan Yunanlı yazarların "sanırısı" idi.
Dinsel açıdan ise Anadoluda İÖ.8000 yılından
-eşdeğişle- ilk insanlardan beri çeşitli isimler altında tapınılagelen
Anatanrıça'nın en ateşli müritleriydiler. Köklü bir inanç, bir topluluğa
biçim veren en önemli etkenlerden değil midir? Bu nedenle kavimde
yaşayan erkekler de kadın üstünlüğüne inanırdı. Oysa
birgün topluluğa bir yolcu geldi ve Zeus adlı bir erkek tanrıdan söz
etti. Söylediğine göre bu dinin hüküm sürdüğü diyarlarda üstün olan
erkekti. Yolcunun sözlerini duyan erkekler "errrrkeklenmeğe" ve
kadınları geride bırakıp sefere çıkmayı istemeğe başladılar.
Artık gündüzleri karılarına "ev işlerinden çok yoruldukları"ndan
yakınıp, geceleri yatarken ise başlarının ağrıdığından şikayet
etmekteydiler! Amazonlar da baktılar ki durum tehlikeli; bir
gün en fazla baş kaldıran erkekleri kılıçtan geçirdiler, o günden sonra topluluklarını yeni erkeklere de
bütünü ile kapadılar. Yılın belli zamanlarında Gargaria'ya (aşağı yukarı Çanakkale
dolaylarındaki Küçükkuyu) sefer düzenler, oradaki erkekler ile
çiftleşir, doğan erkek çocuklarını gerisin geriye götürüp sınıra
bırakarak babasına teslim eder, kız çocuklarını ise bir savaşçı olarak
yetiştirmek üzere yanlarında alıkoyarlardı.
DEVAMI
|
3000 Yılın Sırları adlı kitabımda yer alan konular:
- Tanrılar Kan İstiyor
- İslam'da Kurban
- Hz. İbrahim
- Yakılan Kitaplar - I
- Yakılan Kitaplar - II
- Antik Eşcinsellik
- Olympos ve Cennet
- Feminist Mitoloji
- Amazonlar
- Aşk Tanrıçası Şeytan
- Son Titanomakhia
- Anadoludaki Cehennem Kapıları
- Troia ve Kenti Yıkan Arabalı Tanrılar
- Troia Tanrıları ve Kitab-ı Mukaddes'in Rab'ı
- Göğe Çekilen Peygamberler
- Mavi Sakal
- Karanlıklar Prensi ya da Tanrısı
- İsim Kaderdir
- Dünyanın Burcu
- Geçmiş Dönemler
- Uranus
- Chiron
- Kova Burcu
- Kova Burcu Çağı
- Kova Burcu Çağı ve Eşcinsellik
- Sonuç
- Gelişme
- Kıyamet
- Zamanlama
- Geçmişte Yok Edilen Kavimler
- Yunan Mitolojisindeki Son
- Atlantis
- Nuh Peygamber
- Ad Kavmi
- Semud Kavmi
- Medyen Kavmi
- Sodom Kavmi
- Sonsöz
Kitaba Bak!
|
TÜRKÇE KAYNAKLAR:
Mitoloji Sözlüğü - Farnend Comte (Zed yayınları)
Büyük Cinsel Ansiklopedi - Lynn Barber (Göl yayınları)
Antik Mitolojide Kim Kimdir? - Gerhard Fink (kabalcı)
Tanrıların Vatanı Anadolu - C. W. Ceram (Remzi kitabevi)
Meydan Larousse
Tanrıarın Maskeleri - Joseph Campbell (İmge kitabevi)
Mitoloji Sözlüğü - Pierre Grimal (Sosyal yayınlar)
Anadolu Mitolojisi - Derman Bayladı (Say yayınları)
Tanrıların Öyküsü - Derman Bayladı (Say yayınları)
Yunan Mitolojisi - Tahsin Kozanoğlu (Mitologya yayınları)
|
Klasik Mitoloji - Şefik Can (İnklap yayınları)
Dünya İnançları Sözlüğü - Orhan Hançerlioğlu (Remzi kitab.)
Mitoloji Sözlüğü - Azra Erhat (Remzi kitabevi)
Ana Tanrıçalar Diyarı Anadolu - Reşit Ergener (Yalçın yayın.)
Anadolu Tanrıları - Halikarnas Balıkçısı (Bilgi yayınevi)
Anadolu Efsaneleri - Halikarnas Balıkçısı (Bilgi yayınevi)
Anadolu'nun Sesi - Halikarnas Balıkçısı (Bilgi yayınevi)
Pausanias IX-31
Ovidius Metamorfozlar IX- 347
|
İNGİLİZCE KAYNAKLAR:
Strabo, Geography - Greek Geography
Pausanias, Guide to Greece - Greek Geography
Diodorus Siculus, The Library of History - Greek History
Hyginus, Fabulae - Latin Mythography
Hyginus, Astronomica - Latin Mythography
Tibullus 1.4.7 & 1.4.67;
Scholiast on Apollonius Rhodius 1.932;
Scholiast on Theocritus 1.21;
Tzetzes on Lycophron 831;
|
Macrobius Sat. 6.5;
Ovid Fasti 1.440 & 4.341 & 4.391 & 6.335;
Arnobius 3.10 & 4.11;
Virgil Eclogues 7.33; Virgil Georgics 4.110;
Eustathius on Homer 691 & 242;
Aristophanes Lysistratus 982;
Salmas. on Solin 219;
Horatius Sat. 1.8
|
|