Elvin Azar'In 3000 YILIN SIRLARI adlı kitabının "AMAZONLAR" adlı bölümünden alınmıştır.
Telif hakları saklıdır, izinsiz kullanılamaz
Bu yazının hazırlanmasında kullanılan kaynaklar:
KRALİÇELERİ, KİMLİKLERİ
Amazonların en önemli üç kraliçeleri Yunan tradisyonunun "en bi kahraman"
üç erkeği eli ile öldürülmüşlerdir. Bu, Yunanlı mit yazarların ballandıra
ballandıra anlatageldiği bir konudur. Truva katili Akhilleus; tıpkı
tanrıları gibi, kadınları kaçırıp ırzına geçmeyi bir alışkanlığa
dönüştürmüş olan Theseus ve gelir gider akıllı Herakles (sakın ola
ki Hollywood palavralarına bakarak Herkül hakkında karara varmayın) üç
Amazon kraliçesinin canını almışlardır. Üç kraliçeyi yine her zamanki üç
kahramanın öldürmesi ne büyük tesadüf değil mi? Bayılıyorum şu ataerkil Yunan
masallarına!
Öncelikle Penthesilea diyelim: Güzellikte tanrıçaları kıskandıran
kraliçe, Akhilleus eli ile ölmüştü; Truva savaşında, şehri yağmacı
Yunanlılara karşı korurken. (Hala görmedinizi mi Truva'yı? Orada
gerçek atalarımız kan döktü, bu ne algısızlık? İlgisizliğimizin en
çarpıcı biçimini örene gidince görüyorsunuz: Kazıyı finanse eden
Almanlar orada hemen ufak bir müze kurmuşlar. Doğaldır ki bu müzeciğin
içindeki bilgilerin ¾'ü Almanca. İnsan etrafına bakınca yaban
ellerindeyim sanıyor. İşin komiği adamların sayfa sayfa bastırıp
astıkları açıklayıcı yazıların çoğunun Türkçe'si yok. Fotoğraflara bakıp
bakıp resim sergisi gezermişçesine dolaşıyorsunuz etrafta. Gidip bir
kendi gözlerinizle görün. Belki Mayıs ayında Çanakkale'nin nefis
olduğunu söylersem ilgi uyandırırım. Hem arkeologlar bulamadı ama -kim
bilir- belki sizler bulursunuz Pentesilea'dan mistik bir esinti.)
Ares ve Otrere'nin kızı idi kraliçe. Truva savaşı sırasında Kral
Priamos'un biricik oğlu ölüp de savaş kaybedilmeğe başladığında hemen
ordusunu toplayıp kentin yardımına koştu. Oysa önceleri Priamos ile
savaşmıştı ama kin gütmedi, ordunun başına geçti, büyük başarılar
kaydetmeğe başladı. Tabiidir ki İlliada'nın bu bölümleri bir Atinalı
tiran tarafından sansürlenip metinden çıkarıldığından asla elimize
geçmedi. (Dileyen bu konu ile ilgili Yakılan Kitaplar yazımı okur). Sonunda Akhilleus ile teke tek karşılaştı ve tabiidir ki
göğsünden vurularak öldürüldü. Akhilleus yüzü maskeli bu düşmanının kim
olduğunu merak edip maskeyi çıkarınca kraliçenin güzelliğine aşık oldu
ve ağlamaya başladı. Bu durumun garabetine gülen çirkin Thersites'i de
öldürmeyi ihmal etmedi kahraman. Daha sonra Akhilleus da ölünce
Amazonlar komutanın mezarına saldırdılar ama bu kez de Akhilleus'un ruhu
hortladı ve yine Amazonları geri püskürttü.
Sıra Hippolyt'de... Kitaplar ünlü Yunan savaşçılarının bile onunla
savaşmaktan çekindiğini yazıyor. Onu öldüren ise Herkül. Kraliçenin,
babası Ares tarafından verilmiş bir sihirli kemeri var. Kahraman bunu
çalmaya gidiyor. Oysa kraliçe onu iyi karşılıyor ve neden kemeri
istediğini soruyor. Herakles'in açıklamaları (ki bu uzun bir hikaye)
karşısında ikna olunca kemeri kendi isteği ile vermeye razı oluyor. Oysa
Herakles'in düşmanı Hera ordunun içine kuşku sokuyor. Amazonlar
kraliçelerinin zor durumda olduğunu sanıp Herkül'e saldırıyorlar. Biçare
Herkül de ne yapsın? Çaresiz, Hippolyt'i öldürüveriyor. Amazonlar da
bozguna uğramış bir biçimde kurmuş oldukları Artemission'un ilk haline
sığınarak canlarını kurtarabiliyorlar.
Kraliçe Antiope'nin başı ise Theseus ile derde girmiştir. Ama bu kez
tatlı bir dert. Hoş, bağımsız ve savaşçı bir kadının evlenip, evinde
habire sefere giden kocasının yolunu gözlemeğe başlaması ne kadar tatlı
olur bilinmez ama neyse. Kraliçeyi, Amazonlar ile savaşmağa gelen
Theseus kaçırıp evlenmiş. Bir de çocukları olmuş. Antiope'yi
kurtarmaya Atina kapılarına dek gelen Amazonlar ise yenilmişler.
Bir diğer kraliçe olan Thalestris ise büyük İskender'e kendi isteği ile
teslim olması ile meşhur. Ondan bir çocuk istediğini açıkça söylemiş
komutana. "Kadınların en asili ile erkeklerin en asilinin birleşmesinden
daha doğal ne olabilir?" demiş.
Tanına son kraliçe ise Myrina. Çok iyi ata bindiği için lakabı "çok
sıçrayan Myrina". İzmir şehrinin kurucusu olduğu söyleniyor. Mezarı
Truva'da, ama bulunamamış. Oralara gitmişken bu konuda da sezgilerinizi
kullanın derim.
Bu Myrina'nın savaşları Amazon tarihinde hayli önemli yer tutmakta.
Örneğin ünlü Atlantis'lileri yenmiş ordusu ile. 3.000 yaya, 20.000 atlı
ile başkenti almış. Ama tüm Atlantis'liler teslim olunca onlara bir kent
kurup şehre adını vermiş. Sonra savaşçı soy Gorgolara da saldırmış bu
dişi kumandan. Ardından Libya ve Mısır'a geçmiş, oraları fethedip
Arabistan ve Suriye yolu ile Anadolu'ya gelip Kilikya'lıları yenmiş,
Toros dağlarını aştıktan sonra Phrygia'dan geçerek Bakırçayı kıyılarına
gelmiş ve Bergama ovasına yerleşmiş.
Genelde Amazonlar tüm Anadolu'da cenk etmişler, Yunanistan'a dek sokulup
Atina önünde savaşmışlar. Frigyalılar ve Likyalılarla olan çarpışmaları
da çok meşhur. Özellikle bu Likya seferinde yine ünlü Yunanlı
komutanlardan Bellerophontes'in bizzat gelip onlarla uğraşmasını
mitologlar anlata anlata bitiremez. Bellerophontes şu ünlü Pegasus'un
sahibi. Pegasus'u ise hepiniz tanıyorsunuz ama ne acıklı ki alakasız
bir yerden: Eski Mobil benzin istasyonlarında gördüğünüz kanatlı atın ta kendisi
Pegasus. Mitleri ne pespaye yollarla öğrendiğimize bakıyorum da
şaşıyorum. Şu Amazonlar "garp illerinin" bir yerlerinde olacaktı da
adamlar kim bilir turist çekmek için ne çığırtkanlıklar yaparlardı!
Bizde ise öz kültür mirasımızı değil Avrupa'ya satmak, ondan kendimiz
bile habersiziz. Bu arada yeri gelmişken mavallar ile martavalları
uyku ilacı şeklinde genç beyinlere pompalayan eğitim sistemimizi saygı
ile selamlarım! İçinden sayısız bilgi edinilebilecek eski bir din olan
Yunan mitolojisi eğitim programına alınmayıp, halka masal olarak
yansıtıldığı sürece Pegasus'u daha çok kimse Mobil'in amblemi olarak
tanır.
Peki gerçekte kimdi bu Amazonlar?..
Çoğu araştırmacının Amazonların bağımsız bir kavim değil, Hititlerin
savaşçı kadın rahibelerinin mit sayfalarına geçmiş bir hali olduğuna
inandığını söyleyerek başlayayım. Yani bu adamlar demekte ki aslında
Amazon filan yok, ama Hitit dininin savaşçı rahibeleri var. Bunlar silah
taşıyıp, savaşa katıldıkları için tarihe ayrı bir kavimmişçesine
geçmişler. Bu teorinin en önemli savunucuları ise araştırmacı yazar Azra
Erhat ile Türk ulusunun yüz aklarından Halikarnas Balıkçısı.
Adı geçen savı öne sürenlerin en önemli kanıtı günümüzün Fatsa'sında
olan Amazonların başkenti Themiskyra kentinin Hitit imparataorluğunun
göbeğinde olduğu. Ardından Amazonların başlıca savaş silahı olan
Labris'in (iki yüzlü balta) Hitit kabartma ve haykellerinde sıklıkla
betimlenmesi. Ayrıca Hitit Ana Tanrıçasının kuleli başlığının Greklerce
Amazon külahı olarak heykellere konmuş olması da Hitit-Amazon ilişkisini
güçlendiren bir başka kanıt.
Bir diğer grup araştırmacı ise Amazon diye bir kavmin hiç olmadığını,
uzun saçlı savaşçı İskit'leri gören Yunanlıların onları kadın sandığını
öne sürüyor. Ama bu konudan kanıt yok denecek kadar az.
"Amazonlar yoktur"cular genelde kadınların asla bir başlarına var
olamayacaklarını öne sürüyorlar ve soruyorlar: "Neden tarihte başka
benzerleri yok" diye... Oysa var! Amazon nehri adını nereden aldı
sandınız? İşte hikayesi: 1550 yılında İspanyol kaşif Francesko Orellana
ünlü Pizzarro ve Gonzalo ile birlikte Peru'ya gider. Cordillera'nın
doğusunda Napo'ya dek olan bölgeleri keşfeder. Bir ara yiyeceksiz kalır
grup. Ünlü kaşif tek başına daha içerlere girer ve Maranon nehri
kıyılarında saldırıya uğrarlar; kadın savaşçılar tarafından... Kaşif ve
adamları bu ordudan o denli etkilenirler ki nehre Amazon nehri adını
verirler.
Çoğu mitolog ise olaya farklı şekilde bakıyor ve Amazonların gerçekten
yazının henüz bulunmadığı bir çağda yaşadığını savunuyor; ünlü antikçağ
tarihçisi Heredot ve coğrafyacı Strabon'un onlardan söz etmiş olmasını
kanıt sayıyorlar. Yapılacak olan ise mite inanıp oralarda kazı
yapılmasına paraca destek verecek babayiğit bir finansör bulmak. Zaten
Truva da böyle keşfedilmedi mi? Amatör arkeolog ve maceraperest
Scheilmann elinde İlliada ile kazı yapmaya geldiğinde "baba" bilim
adamları hazrete yarı deli diye baktı. Adam ise yılmadı, "efsane
gerçekle başlar" diye yırtına yırtına, yöreyi cahilce kaza kaza, Truva'yı
buldu. Böylece Homeros'un uydurmasyonu sanılan hikayenin gerçek olduğu
ortaya çıktı. Hal böyle olunca önceleri sadece alay eden "büyük
adamlar" alet edevat hemen Truva'ya koşup kazıya başladılar. Ama çok
geçti; çünkü bizim amatör, alt kattaki Truva kentlerine onulmaz zararlar
vermiş ve kral Priamos'un hazinesini ülkesine kaçırmıştı. Ha, aklıma
gelmişken; Almanların kurduğu müzecikte hazineyi görebilirsiniz.
Tabiidir ki sadece resmini! Hemde Scheilmann'ın metresinin
fotoğrafında, tabii ki kadının boynunda!
DEVAMI
|
3000 Yılın Sırları adlı kitabımda yer alan konular:
- Tanrılar Kan İstiyor
- İslam'da Kurban
- Hz. İbrahim
- Yakılan Kitaplar - I
- Yakılan Kitaplar - II
- Antik Eşcinsellik
- Olympos ve Cennet
- Feminist Mitoloji
- Amazonlar
- Aşk Tanrıçası Şeytan
- Son Titanomakhia
- Anadoludaki Cehennem Kapıları
- Troia ve Kenti Yıkan Arabalı Tanrılar
- Troia Tanrıları ve Kitab-ı Mukaddes'in Rab'ı
- Göğe Çekilen Peygamberler
- Mavi Sakal
- Karanlıklar Prensi ya da Tanrısı
- İsim Kaderdir
- Dünyanın Burcu
- Geçmiş Dönemler
- Uranus
- Chiron
- Kova Burcu
- Kova Burcu Çağı
- Kova Burcu Çağı ve Eşcinsellik
- Sonuç
- Gelişme
- Kıyamet
- Zamanlama
- Geçmişte Yok Edilen Kavimler
- Yunan Mitolojisindeki Son
- Atlantis
- Nuh Peygamber
- Ad Kavmi
- Semud Kavmi
- Medyen Kavmi
- Sodom Kavmi
- Sonsöz
Kitaba Bak!
|
TÜRKÇE KAYNAKLAR:
Mitoloji Sözlüğü - Farnend Comte (Zed yayınları)
Büyük Cinsel Ansiklopedi - Lynn Barber (Göl yayınları)
Antik Mitolojide Kim Kimdir? - Gerhard Fink (kabalcı)
Tanrıların Vatanı Anadolu - C. W. Ceram (Remzi kitabevi)
Meydan Larousse
Tanrıarın Maskeleri - Joseph Campbell (İmge kitabevi)
Mitoloji Sözlüğü - Pierre Grimal (Sosyal yayınlar)
Anadolu Mitolojisi - Derman Bayladı (Say yayınları)
Tanrıların Öyküsü - Derman Bayladı (Say yayınları)
Yunan Mitolojisi - Tahsin Kozanoğlu (Mitologya yayınları)
|
Klasik Mitoloji - Şefik Can (İnklap yayınları)
Dünya İnançları Sözlüğü - Orhan Hançerlioğlu (Remzi kitab.)
Mitoloji Sözlüğü - Azra Erhat (Remzi kitabevi)
Ana Tanrıçalar Diyarı Anadolu - Reşit Ergener (Yalçın yayın.)
Anadolu Tanrıları - Halikarnas Balıkçısı (Bilgi yayınevi)
Anadolu Efsaneleri - Halikarnas Balıkçısı (Bilgi yayınevi)
Anadolu'nun Sesi - Halikarnas Balıkçısı (Bilgi yayınevi)
Pausanias IX-31
Ovidius Metamorfozlar IX- 347
|
İNGİLİZCE KAYNAKLAR:
Strabo, Geography - Greek Geography
Pausanias, Guide to Greece - Greek Geography
Diodorus Siculus, The Library of History - Greek History
Hyginus, Fabulae - Latin Mythography
Hyginus, Astronomica - Latin Mythography
Tibullus 1.4.7 & 1.4.67;
Scholiast on Apollonius Rhodius 1.932;
Scholiast on Theocritus 1.21;
Tzetzes on Lycophron 831;
|
Macrobius Sat. 6.5;
Ovid Fasti 1.440 & 4.341 & 4.391 & 6.335;
Arnobius 3.10 & 4.11;
Virgil Eclogues 7.33; Virgil Georgics 4.110;
Eustathius on Homer 691 & 242;
Aristophanes Lysistratus 982;
Salmas. on Solin 219;
Horatius Sat. 1.8
|
|