DÜNYANIN BURCU

Elvin Azar'In 3000 YILIN SIRLARI adlı kitabından alınmıştır.

Astrolojinin toplumumuzda önemsenmeyen konularından biri de -esprili bir yaklaşımla- "Dünyamızın Burcu" olarak isimlendirdiğim bölümüdür. Yıldızlar ile amatör düzeyde ilgilenen birçok kişi ne yazık ki bu ilginç konu ile de tanışamamış, dünyamızın -zaman içinde değişse bile- bir burcu olduğunu öğrenememiş ve gelişen olaylara bir kez de bu göz ile bakma şansını kaçırmıştır.

Dünyanın burcu sözcüğünden, planetimizi etkileyen, onun kimliğini ve geleceğini belirleyen bir burcun olduğu sonucuna varılabilir. Bu kanı hem doğrudur, hemde yalnış; çünkü dünyanın burcu, gezegenimizin toprağının ve doğasının olduğu kadar, üzerinde yaşayan insanların da ortak geleceğini ve genel kimliğini belirleyen burç kümesidir. Eşdeğişle dünyamız hangi burçtansa üzerinde yaşayan insanların genel kaderi de bu yönde oluşmaktadır!

Gerçekte astrolojide "the Great Year" (Büyük Yıl) olarak adlandırılan, fakat benim "Dünyanın Burcu" şeklinde isimlendirdiğim teori astronomlarca uzayda belirlenmiº iki hayali nokta (ekvator düzlemi ile güneş yörüngesinin birbirini kestiği iki nokta) olan ekinoks noktaları ile ilgilidir. Astrologlara göre bahar ekinoksunun arkasına hangi burç kümesi düºüyorsa dünya o burçtan olmakta ve o burcun özelliklerinden etkilenmektedir.

Ekinoks noktaları yıllarca sabit sanılmıştır, oysa İznikli Hipparkus adlı astronom (İÖ 190-160) bu noktaların zamanla geri kaydığını keşfetmiştir. Bu nedenle ekinoks geri kaydıkça ardındaki sabit burç kuşağı üzerindeki burç da gerilemekte, böylece dünyamız oniki burç boyunca her birinde ortalama 2000 yıl kalarak geriye doğru gitmiş olmaktadır.

Antik çağlarda, ilk astronomik gözlemler sırasında ekinoksun gerisinde bulunan yıldız kümesi çıplak gözle bakıldığında Koça benzetildiği için adına Koç denmiş, insanlar henüz bilmese de dünyanın burcu Koç olmuş ve böylece bahar ekinoks noktasının gerisinde daima Koç burcu olduğu sanılmıştır. Oysa Hipparakus'un keşfettiği gibi burçlar sabit olsa da ekinoks sürekli geri kaymaktadır. Bu nedenle Koç'un bulunmasından 2000 yıl öncesinde -hernekadar insanlar henüz Boğa burcunu tanımıyor olsalarda- ekinoks arkasında Boğa durmaktadır; yani dünyanın burcu o zamanlar Boğa'dır. Geçen zaman ile Boğa yerini Koç'a, daha sonra ise Koç Balığa bırakmış ve yaşadığımız zamanı da içine alan 2000 yıl içinde gezegenimize Balık hükmetmiştir. Balıktan önceki burç ise Kova olduğuna göre gelecek 2000 yılda dünyamızın olduğu kadar bizlerin genel geleceği de artık Kova burcu tarafından yönetilecek, insanlığın tüm işlevlerine onun gerçekleri görülecek, onun nitelikleri hepimizin yaşamlarında iz bırakacaktır.

Kısaca dünyanın burcu Kova olacaktır.

Ekinoksun geri kayması olayını biraz da kişisel bazda inceleyelim: Astrolojide bireysel harita çıkartılırken doğum anında Güneş (bu kez ekinoks değil Güneş) hangi burcun önünde duruyorsa o burç kişinin öz burcu olarak adlandırılır. Özburç karakter üzerinde en belirleyici faktördür. Benliği şekillendiren güç olan Güneş, önünde olduğu burcun özelliklerini kişiliğe yansıtmaktadır.

21 Mart (bahar ekinoksu) ve sonraki bir ay boyunca Güneº'in Koç burcu önünde olduğuna (ve sonraki aylar boyunca da tüm burçları sıra ile dolaştığına) inanıldığından bu süre içinde doğanlar Koç burcu sayılırlar ve kimliklerinin ana teması bu burcun özellikleri doğrultusunda oluşur. Çünkü Güneş Koç burcu özelliklerini yansıtmıştır kimliğe.

Oysa ekinoks zaman içinde kaydığı için günümüzde 21 Mart ve sonraki bir ay boyunca Balık önünde durur olmuş, bu nedenle her burcun etkin olduğu süre bir ay geri kaymıştır. Bir diğer anlatımla dünyanın burcu Koç'tan Balığa geçtiğinden beri, Güneş yeni doğan bebeklerin benliğine sanılandan bir önceki burcun -yani balığın- özelliklerini yansıtmaktadır. Oysa tüm astroloji kitapları hala 21 Mart - 22 Nisan arası doğanları hala Koç olarak kabul eder ve eski sırayı aynen izler! Güneş son 2000 yıldır dünyaya gelenlere astroloji ktaplarında yazanın bir önceki burcun özelliklerini yansıttığı halde bu kişilerde nasıl olupta Koçun özellikleri görülmektedir? İrdelenmesi gereken bir konudur bu...

Devamı