Elvin Azar'In 3000 YILIN SIRLARI adlı kitabının TANRILAR KAN İSTİYOR adlı bölümünden alınmıştır.
Telif hakları saklıdır, izinsiz kullanılamaz
İNSAN KURBANI ve KANDAKİ SIR
Bu olayda kurban edilen belki Yunanlılar, ama asıl insan kurbancısı
onlar. Troya savaşında iki önemli örneği var bunun. Biri savaşın
başında, diğeri sonunda iki gencecik kız boğazlanmış. İlkinin adı
İphigenia. Başkomutan Agamemnon'un kızı. En başta, Yunan donanması
sefer çıkarken kurban edilmiş. Hemde uygun rüzgar bulabilmek için.
Agamemnon, kahinin bu isteğine önce mırın kırın etmiş tabii ki, ama
ardından ülkesine haber yollayıp kızını çağırtmaktan da geri durmamış.
İnsanın evladının ne önemi olabilir savaş hırsı (daha da doğrusu zengin
Anadolu krallıklarını talan hırsı) gözleri bürümüşken. Ama ne desin de
getirtsin yavrusunu? "Hanım yolla bizim kızı kurbanlık olarak" diyemez
ya. O da ne yapmış; karısına, kızını hazırlayıp yollamasını çünkü onu
eşsiz kahraman Akhilleus ile evlendireceği yalanını kıvırıvermiş.
Zavallı İphigenia ve annesi sevinç ve ümitle gelmişler felaketlerine.
Gerçeği öğrenince yalvarmışlar, ağlamışlar ama birşey para etmemiş. Kız
boğazı kesilerek öldürülmüş. Ama bu iğrenç olayı İphigenia'nın annesi
hiç unutmamış. Öyle ki, kin ile kocasının seferden dönüşünü on yıl
sabırla beklemiş. Ve sonunda, Troya'yı yok etmiş olan Agamennon
muzaffer komutan olarak yurduna döndüğü gün onu öldürmüş.
Troya savaşındaki ikinci kurban ise Polyksena. Bu da Troya şehri
kralının kızı. Bu kızın hali daha perişan, çünkü tanrıya bile kurban
edilmiyor. Savaş sırasında ölen ünlü komutan Akhilleus'un ruhu istedi diye
boğazlanıyor. Birgün Akhilleus
Oğlunun rüyasına giriyor ve diyor ki "Ey oğlum, ruhum huzur bulamıyor,
bana Polyksenayı kurban ediverin de rahat uyuyayım". Akhilleus ne
istemiş de olmamış? Kahraman komutanlar kızı hemen mezar üzerine
getiriliyor ve gırtlağı kesiveriyorlar. Aslında bu işi yapan Odyseeus.
Odessia destanının kahramanı. Ama alma mazlumun ahını demişler. Belki
de bu yüzden Odysseus on yıl süren savaştan sonra bile yıllarca ülkesine
dönememiştir. Bu olayın pisliğini batılılar da biliyor olmalı ki, olanları
unutturmak için koca koca yazarlar Poyksena'nın kurban edilmediğini
yazıp durdular ama tanrı büyüktür: Geçenlerde Troya (Çanakkale)
şehrindeki kazıda bir anfora bulundu. Tarihi İÖ.600. Üzerinde
Polyksena'nın kurban sahnesi apaçık çizilmiş.
O kadar gerilere gitmeyelim; Atinada İÖ. 600'de bile insan kurbanı
görülmüş. Bu haltı yiyen de Giritli şair-kahin Epimenides. Şehri
vebadan kurtarmış... bir genci kurban ederek! Bu herif-i na-şerifi
çağıran da tanıdık bir saygın kişi: Solon. Tabidir ki bu manyaklığa izin
veren de zat-ı alileri. Yine Atina’da Tagelia festivalinde ise halk
günahlarında arınsın diye Famakos dedikleri iki kişi (ki bunlar genelde
evsiz, sakat, dilenci türünden kimseler) dövülerek öldürülürmüş. Tarih
ise daha da yakın: İÖ 400. Hatta Sokrates'in -bu famakosların
öldürüldükleri gün doğduğundan- dünyaya tertemiz geldiği yazılıdır.
Zavallı Famakosları öldürmenin de yöntemi varmış. Önce bunlar kent
meydanında doyurulur, sonra incir dalı ile yedi kez vurulur, sonra yüz
ve gözlerine insan dışkısı atılır, en sonunda ise özellikle cinsel
organlarına vurularak günahlardan arındırılırmış! Bu cesetlerin bazı
organlarının çıkarılıp yakıldığını ise herhalde artık tahmin
ediyorsunuz.
Günümüze gelelim ve Tibete uzanalım. Burada sarı şapkalılar diye bir
tarikat var. Pe-Kar adlı şeytana tapıyorlar. Tanrıları kendilerine altın
buldursun ve refah versin diye insan kurban ediyorlar. Kurbanların
kafatasları da atılmıyor tabak olarak kullanılıyor. Hayvan kurbanların
beynini yemek için! Yalnız kafatası mı, bu adamlar kurbanın hiçbir şeyini
ziyan etmiyorlar, mesela uyluk kemiğinden de kaval yapıp ayinlerde
öttürüyorlar.
Tabidir ki modern insan kurbanının en çarpıcı örneği yene satanistlerde.
Onlar da daha çok baptize edilmemiş bebeklere meraklılar. Bebek
bulabilmek için bir zamanlar çoğu Şeytana tapan kadın gönüllü ebelik
yapıyormuş köylerde Ortaçağ’da. Bu nedenle kilisenin erkek ebe yetiştirdiği ve bu
adamların bebeğin göbek bağını kesmeden baptize ettikleri söyleniyor.
Tabii şimdiki satanistler Şeytan’a tapmada böyle saçmalıklar
olmadığını, bunları yapanların ya manyak veya Hollywood filmlerinin
maskara kahramanları olduğunu söyleyip duruyorlar ama kim inanır?
İnsanın adı çıkacağına canı çıksın diye bir söz vardır.
Peki gerçekten nedir bu kurban işi? Bence bütün iş can almaktan çok, kan akıtmak ile ilgili. Yaşamın özü olmasının ötesinde, sanırım mistik bir potansiyeli
de var kanın. Vampirleri hatırlayın. Üstelik tüm fıkıh kitapları da kan
akıtılmazsa kurbanın caiz olmayacağını yazar. Zaten hac sırasında
kesilen kurbanların bir adı da "Dem"dir. Dem, kan demek. Kurbanın da
kanı alına sürülmez mi? Eski çağlarda içilir veya üste serpilirdi.
İslam bu konuya da reform getirmiş ama kanın önemini olduğu gibi
korumuş. Eski dinlerde insan kandan yaratılmış. Metamorfoz'da Zeus'un
insanı devlerle yaptığı savaşta dökülen kandan yarattığı yazılı. Babil
yaratılış destanında da baştanrı Marduk benzer bir savaşta kötü güçlerin
başkomutanı Dignu'nun kanından yaratıyor insanlığı.
Kurban kanında varolan bir şey "öteki dünya" ile aradaki bir kapıyı
açıyor olabilir. Buna en iyi örnek komutan Akhilleus'un rüyalara girip
kurban istemesi. Adam apaçık hortlama peşinde. Aldığı canlar yetmemiş
anlaşılan. Odysseia'daki şu satırlar da ilginç: 11/35 "Aldım koyunları
çukurun üzerinde kestim. Kanlar aktı, tüttü kapkara ve ruhlar üşüştü.
Gelinler, delikanlılar, çok çekmiş ihtiyarlar, körpecik kızlar, tunç
kargılar altında can vermiş savaş erleri. Sürü sürü dolaşıp durdular
çukurun üzerinde". Ve Gılgamış destanından bir cümle: "Tufandan kurtulan
Ut-napistim kurban kesti, tanrılar kan kokusu alıp kesilen kurbanın
başına sinekler gibi üşüştüler".
Son olarak David Conway'in Büyü kitabından bir alıntı: "Kurbanda kanın
akışı çok büyük bir gücü serbest bırakır. Bu güç "Kama" diğer alemden
dünyaya maddeleştirmeye yardımcıdır". Maddeleştirme, madde dünyasında
var etme, bir anlamda getirme demek. Ne getirmek istiyorsanız onun için
kesersiniz. Bu bir arzu da olabilir (adak), tabii ki bir tanrı da...
Devamı
|
3000 Yılın Sırları adlı kitabımda yer alan konular:
- Tanrılar Kan İstiyor
- İslam'da Kurban
- Hz. İbrahim
- Yakılan Kitaplar - I
- Yakılan Kitaplar - II
- Antik Eşcinsellik
- Olympos ve Cennet
- Feminist Mitoloji
- Amazonlar
- Aşk Tanrıçası Şeytan
- Son Titanomakhia
- Anadoludaki Cehennem Kapıları
- Troia ve Kenti Yıkan Arabalı Tanrılar
- Troia Tanrıları ve Kitab-ı Mukaddes'in Rab'ı
- Göğe Çekilen Peygamberler
- Mavi Sakal
- Karanlıklar Prensi ya da Tanrısı
- İsim Kaderdir
- Dünyanın Burcu
- Geçmiş Dönemler
- Uranus
- Chiron
- Kova Burcu
- Kova Burcu Çağı
- Kova Burcu Çağı ve Eşcinsellik
- Sonuç
- Gelişme
- Kıyamet
- Zamanlama
- Geçmişte Yok Edilen Kavimler
- Yunan Mitolojisindeki Son
- Atlantis
- Nuh Peygamber
- Ad Kavmi
- Semud Kavmi
- Medyen Kavmi
- Sodom Kavmi
- Sonsöz
|
|