Delikanlılar, BDSMci olursanız aşağıaki durumları yaşayabilirsiniz:

- Arkadaşlarınızın bir sürü flörtü varken siz eğiliminize uygun kız bulamadığınız için yalnız kalabilirsiniz.
- Normal partnerlerle -onları ne kadar beğenseniz de- ereksiyon olamayabilir; bu yüzden "iktidarsız" gibi suçlamalarla karşılaşabilirsiniz.
- "Sapık" diye hakaretler işitebilir, giderek kötü biri olduğunuza inandırılabilirsiniz.
- Cinsel tatmin için sekse para ödemekten başka seçenek bulamayabilirsiniz.
- En azından seks kapasitenizin yarısını, hatta daha azını realize edip, tatsız tuzsuz bir cinsel hayata mahkum olabilirsiniz.

(Çünkü ülkemizde ataerkil ahlak baskısı var ve ataerkil ahlakta genel dışı davranışlar -her ne kadar zararlı olmasalar da- reddedilir.)

Eğilimiziniz çok güçlü değilse ve sitem gibi sitelere girerek bu eğilimi tetiklemezseniz, giderek olağan sekse yönelebilir ve yaşamınızı kolaylaştırabilirsiniz.

Öte yandan,

- 1980 yılında Amerikan Psikiyatri Birliği S&M’i “Akıl Hastalıklarının Tanısal ve İstatistiksel Kitabı” kapsamından çıkarttı. (1973’de de homoseksüellik çıkartılmıştı.)

- New South Wales Üniversitesi’nden Dr. Juliet Richters 2007 Nisan ayında Sidney’deki Dünya Cinsel Sağlık Kuruluşu kongresine sunduğu araştırması ile BDSMnin aklanmasında büyük bir adım attı:
“Bu araştırmam, BDSMcilerin çocuklukta karşılaştıkları olumsuz bir olay nedeniyle cinsel fonksiyon eksikliğine sahip kişiler oldukları” klişesini yıkacaktır. BDSM, geçmişte yaşanan bir olumsuzluktan kaynaklanan patalojik bir semptom değil, bir seksüel ilgi alanı veya bir alt kültürdür. Onlar sadece bizlerden daha geniş ve alışılmadık bir seks repertuarına sahip kişiler...”
Rapor ve haber için tıkla!

Hayat sizin, karar size ait. Ama seçiminizi yapmadan önce çok iyi düşünün derim.

Şimdi Mistress'iniz olarak sitemden çıkmanızı, bu siteme gitmenizi ve koşulları her açıdan tartıp karar vermeden gelmemenizi istiyorum.

Beni dinleyeceğinizi biliyorum.

Ms. ELVİN AZAR